breaking news

Bodrum’un en ünlü midyecisi anlatıyor

Kasım 25th, 2016 | by YazKış Muğla
Bodrum’un en ünlü midyecisi anlatıyor
BODRUM
0

MELİS DANIŞMEND – REDBULL
Fotoğraflar: Uygar Önder Şimşek

Seyyar arabasının üzerinde “Cankardeşler Midyecilik-1986’dan Beri” yazıyor. Onu (ve akrabalarını) tanımayan yok gibi. Tüm Bodrum’un midyesi onların evlerinde hazırlanıyor, sayısız seyyar araba her gün bu tatil beldesinin çeşitli köşelerine yollanıyor. 15 senedir midyecilik yapan 26 yaşındaki Mardinli İzzet Yüksek’le Barlar Sokağı’nda, her zaman durduğu köşede sohbet ediyoruz. Sorularımı yanıtlarken bir yandan da mütemadiyen, “Bi tane daha,” diyen müşterilerine midye uzatıyor.

Bütün Bodrum’u midyenizle donatmışsınız. Mardinliler dışında bu işi yapan yok değil mi?

Bizde yabancı yok, hepsi akrabalarım. Amcalarım, eniştelerim, amca oğulları, yeğenler, hepsi bu işte.

Aileden kaç kişi çalışıyor burada?

En az 100-120.

Nerelerde?

Gündoğan, Yalıkavak, Gölköy, Ortakent, Bitez, Gümbet, Akyarlar, her yerde.

Nasıl bu işe girmişler? İlk midye işini yapan kim? Dede mi, baba mı?

Yok, bu iş Ermeni’lerden öğrenilmiş aslında. 70’li yıllarda Ermeni bir kadın varmış İzmir’de midye yapan. Mardinli çocuğu eleman olarak yanında çalıştırmaya başlıyor. O da işi öğrendikten sonra kendi yapmaya devam ediyor. Bizimkiler de ondan kapmışlar mesleği. Önceden İzmir’de, Kuşadası’nda satıyorlardı. Sonra Bodrum’a geliyorlar. Dayı oğulları, amca oğulları, teyze oğulları hepsi midyesini ayrı ayrı evde yapıyor.

Kim yapıyor?

Benim eşim yapıyor. Kiminin annesi, kiminin ablası.

“Nerede İzzet orada lezzet” diyormuş müşterileriniz.

Evet (gülüyor).

Peki bu kadar lezzetli olmasının sırrı nedir?

O bize kalsın. Mesleğimizi kimseye vermeyelim (gülüyor).

Midyeleri kim topluyor?

Tedarikçilerimiz var, alıyoruz. Hanımlar temizliyor, hazırlıyor, pilavını koyuyor.

‘Her şey tertemiz’ garantisi veriyor musunuz?

Her zaman.

Kiloyla torba torba satın alıp İstanbul’a götüren varmış.

Evet götüren çok var uçakla. Ama o da olmaz, ömrü en fazla iki gün. En iyisi taze taze burada yiyeceksin.

Peki rekorlara gelelim, en fazla kaç tane yendi?

Bende en son 280 tane.

Tek kişi?

Evet.

Tanesi kaç TL?

1 TL’den satıyoruz. Rekora gidenlerden para almıyoruz.

Niye?

Şans veriyoruz rekor için. İddiaya girip 200-300 tane yiyen varsa almıyoruz.

Her gece burada mısınız? Haftanın yedi günü?

Evet. Gündüz Akyarlar’dayım, gece Bodrum’da.

Ne zaman izin yapıyorsunuz?

Yazın millet takılıyor, biz paso çalışıyoruz. Ama bu işi sezonluk yapıyoruz, kışın satmıyoruz. O zaman Mardin’e gidiyoruz.

Orada ne yapıyorsunuz?

Tarlamız, üzüm bağlarımız var, şarap yapıyoruz.

Siz mi yapıyorsunuz?

Aslında biz üzümü veriyoruz, Süryaniler şarap yapıyor.

Diyorlar ki sizin aile midyeden zengin olmuş.

(Gülüyor) Yok, öyle bir şey yok. Kimsenin malında gözümüz yok, çalışıyoruz.

Sizin müşterileriniz arasında ünlüler de var. Kimler müdaviminiz?

Tarık Akan, onun oğulları, Özlem Yıldız, Latif Doğan… Çok var.

Satışın en yoğun olduğu saatler hangileri?

Akşamüstü 4-5 gibi, birayla meze olarak yeniyor ya da sabaha karşı 3-4 gibi.

Kaçta yatıyorsunuz?

Sabah 5-6 gibi yatıyorum, öğlen 1’de kalkıyorum. O sırada hanım hazırlıyor midyeleri. Bazen biz de yardım ediyoruz.;

Ev midye mi dolu?

Tabii tabii. Mutfağımızda yapıyoruz.

Sonra sizi, “Hayırlı işler,” diye gönderiyor mu eşiniz?

Tabii.

Bıkmadı mı kadın ha babam midye yapmaktan?

(Gülüyor) Valla ne yapalım, ekmek paramız.

Kayınpeder, “Midyeciye verdik kızı” dedi mi?

O da midyeci (gülüyor).

Peki içkili gelip baş belası olan oluyor mu?

Her çeşit insanla karşılaşıyoruz. Mesela gelip yiyor, sonra, ’Yok bu kadar yemedim,’ diyor.

Siz ne diyorsunuz?

‘Eyvallah,’ diyoruz. Her zaman müşteri haklıdır.

Amcalar, yeğenler iyi geçiniyor musunuz?

Geçiniyoruz. Kimse kimsenin yerine geçmez, herkesin belirli yerleri vardır.

oplantı yapıyor musunuz, ‘Bu sene şunları şunları yapalım,’ diye?

Oluyor tabii ki. Müşterinin şikayetçi olduğu şeyleri konuşuyoruz, uyarıyoruz.

Okudunuz mu?

Ortaokula kadar okudum sonra bıraktım.

Başka bir hayaliniz var mıydı?

İşimden memnunum. Hayallerim vardı ama imkansızlıklar da oldu. Mardin’de belki okuyamadık yani, imkan yoktu.

Çocuk var mı?

Var, bir tane.

Kız mı erkek mi?

Erkek, 1 yaşında oğlum.

O da bir 10 seneye tezgaha çıkar herhalde? Anladığım kadarıyla çocukların başka işe girmesi mümkün değil.

(Gülüyor) Tabii tabii ki, işi o.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir