breaking news

İstanbul’dan Selimiye’ye kaçış hikayeleri

Haziran 14th, 2016 | by YazKış Muğla
İstanbul’dan Selimiye’ye kaçış hikayeleri
MARMARİS
0

SERMET SEVERÖZ

TATİL planlarının yapıldığı yaz aylarının daha çok başındayız. Ramazan ayının bitmesinin ardından kutlanacak Şeker Bayramı itibarıyla pek çoğumuz tatile çıkıyor olacağız.
Kimimiz yaylasında, yazlığında; kimimiz teknesinde, memleketinde ya da bütçesine uygun bir otelde geçirecek yaz tatilini.
Ancak küçük de olsa bir zümre var ki onların tatil anlayışları bizlerinkilerden epeyce farklı.
Onlar için tatil demek illa deniz, güneş ve plaj değil, resmen “damak tadı” demek.

‘BURASI BODRUM DEĞİL SELİMİYE!’
Geçen hafta sonu ben de onlardan biri oldum ve gastronominin ön planda tutulduğu bu tatillerden birini deneyimledim.
Bu tatil için seçilen rota Marmaris’le Datça arasında yer alan Selimiye’ydi.
Hisarönü Körfezi’nin en gizli mavi yolculuk duraklarından biri olan köy, son yıllarda sakin bir tatil yapmak isteyen tatilciler tarafından da keşfedilmeye başladı.
Ancak hâlâ son derece bâkir ve huzurlu, umarım da bozulmaz.
Öyle ki yediğimiz akşam yemeklerinden birinde fonda çalan müziğin sesini biraz yükselttik diye bizzat muhtar tarafından “Burası Bodrum değil, Selimiye!” diye uyarılacak kadar.
Neyse gelelim bu tip gurme tatillerin nasıl geçtiğine…
Aynı bizimkinde olduğu gibi önce size sağladıklarıyla aklınızı çelmeyecek Selimiye gibi doğal ve sakin bir yer seçiliyor. Sonra da ünlü bir şef!
Bizimki ünlü şef Rudolf Van Nunen’di.
Food&Travel Gastro Weekend by San Pellegrino adlı etkinlik için Rudolf bizden birkaç gün önce gitti Selimiye’ye.
Giderken yanında dünyanın farklı yerlerinden temin ettiği Güney Kore’nin siyah soya fasulyesi, Japonya’nın yosun cipsi ya da Sri Lanka’nın baharatı gibi özel ürünleri de alarak…

Global düşün, yerel tüket

“BUNLARI yemek için Selimiye’ye mi gittiniz?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim; işte size cevabı: Bu tip gezilerdeki amaç dünyanın lezzetlerini yöresel lezzetlerle harmanlamak, bunun için Rudolf erken gidip köyün pazarından, esnafından ve balıkçılarından onlarca yöresel ürün toplamış.
Bununla da kalmayıp ülkenin en iyilerini de Selimiye’ye taşımış. Fethiye ve Afyon’da nefis Fransız ve İtalyan peynirleri yapan Tangala ve 38-30 Çiftliği ile Bulgaristan ve Hırvatistan’dan çıkardığı trüf mantarlarını Türkiye’den tüm dünyaya pazarlayan Duna’nın mantarları gibi…
Bunları 2 gün boyunca dünya gastronomisinin en son trendlerden biri olan “think global eat local” anlayışıyla lezzete dönüştürdü ve günün her öğününü adeta bir şölene çevirdi Rudolf.
Yaz planları yapanlara bu tip gastronomik tatil alternatiflerini de değerlendirmelerini tavsiye ederim.

Şehirden kaçış hikâyesi

SELİMİYE’DE Melek Hotel diye bir otelde kaldık. Gerçi buraya “otel” demek yanlış olur, en doğrusu “iyi bir pansiyon” demek; zira hiçbir lüksü hatta odalarında TV ve telefon bile yok. Gerçi olmamaları bazen çok iyi geliyor insana, hele bir de gazete ve dergi de okumazsanız tam bir “gündem detoksu” yapmış oluyorsunuz.
Gelelim hikâyemize… Türkiye’nin en iyi butik otellerinden Sumahan on the Water İstanbul’un eski Genel Müdürü Tuba Tekeli ve Atölye Ajans’ın sahibi Mehmet Ulusoy açmış Melek Otel’i.
Tuba Hanım sayfaları çok renkli İstanbul defterini tamamen kapatıp Selimiye’ye yerleşmiş. İlginç… Esas ilginç olan ise Mehmet Bey’in hikâyesi.

HİLTON ’UN MUTFAĞINDAN KÖYÜN ORTAMINA
Mehmet Bey iş hayatına Hilton ParkSa otelde barmen olarak başlamış. Ancak hayalinde hep aşçı olmak varmış.
Mutfağa olan hevesini bilen otelin aşçıbaşı, otelde yaşanan bir eleman eksikliği sırasında kendisini yardım için mutfağa çağırmış. Yeteneğini görünce de bir daha bırakmamış.
Derken hayat onu mutfaktan çıkarmış ve tamamen alakasız bir sektör olan organizasyon işine sürüklemiş. Türkiye’nin en büyük event ajanslarından birinin sahibi olmuş ama içindeki mutfak aşkı hiç bitmemiş.
Hep bir restoranı olsun istemiş. Bir dizi tesadüf sonucunda kendini Selimiye’de bulmuş. Burada oteli ve sahilindeki Caridea adlı restoranı açmış.
İstanbul’daki işlerinin yoğunluğundan dolayı hâlâ mutfağa giremiyormuş ama elbet bir gün gireceği ve yemek yaparak yaşlanacağı için çok mutlu.
Allah herkese hayallerine kavuşmayı nasip etsin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir