breaking news

Muğla’da en çok ziyaret edilen 10 tarihi yer

Ocak 27th, 2016 | by YazKış Muğla
Muğla’da en çok ziyaret edilen 10 tarihi yer
AKYAKA
0

SPONSORLU İÇERİK
portson

Muğla’da en güzel yerlere daha rahat ulaşım için Port Rent A Car’ı arayın: 02524177678. Bodrum Havalimanı’nda araç kiralama, Dalaman Havalimanı’nda araç kiralama için Port Rent A Car en güvenilir adres. YazKış Muğla da tavsiye ediyor.

Muğla sadece deniz, kum ve güneşten ibaret değil. Eski bir uygarlığa ev sahipliği yapan Muğla’da turistler geçtiğimiz yıl birçok ören yerini ve müzeyi ziyaret etti.

Geçtiğimiz yıl Muğla’nın müzelerini 321 bin kişi, ören yerlerini ise 535 bin kişi gördü. Bu sayı toplamda 856 bin’e çıkıyor. Elde edilen toplam gelir ise 6 milyon 300 bin TL.

2014 yılında ise müzeleri 339 bin kişi, 476 bin kişi de ören yerleri ziyaret etmişti.

EN ÇOK ZİYARET EDİLEN MÜZELER

BODRUM KALESİ VE SUALTI ARKEOLOJİ MÜZESİ

Bodrum Kalesi

Bodrum Kalesi

St. Jean şövalyeleri tarafından inşa edilen tarihi Bodrum Kalesi’nde hizmet veren Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, binasının yanı sıra barındırdığı önemli koleksiyonla ilgi odağı.

Müze, İsveç’te, 1995’te aday olduğu Avrupa Müze Forumu Yılın Müzesi ödül töreninde Türkiye’yi temsil etmiş ve Certificate of Special Commendation ödülünü almaya hak kazanmıştı.

Bodrum Kalesi’nin tamamı Bodrum Müzesi’nin sergileme alanı olarak hizmet veriyor. Bunun yanı sıraSerçe Limanı Batığı, Uluburun Batığı gibi bazı özel sergilemeler için özel alanlar da tahsis edilmiş durumda.

MARMARİS KALESİ VE SUALTI ARKEOLOJİ MÜZESİ

Marmaris Kalesi

Marmaris Kalesi

Marmaris Arkeoloji Müzesi, ziyaretçilerine Marmaris Kalesi içinde hizmet veriyor. Müzede, civardaki Knidos, Burgazada ve Hisarönü örenyerlerinden buluntular sergileniyor. Müzeye ev sahipliği yapan, MÖ 2. binyılda inşa edilmiş olan Marmaris Kalesi, Ege Denizi ve Akdeniz arasında geçişin sağlandığı bir noktada bulunması nedeniyle önem kazanmış. Cumhuriyet öncesinden yakın tarihe kadar konutların bulunduğu bir yaşam alanı olan kale, 1980–1990 arasında restore edildi ve 1991’de TC Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından müze olarak hizmete açıldı.

ZEKİ MÜREN MÜZESİ

BegumSaydam

Zeki Müren

Zeki Müren bugün Müze haline getirilen evini 1977 yılında sosyolog Fatma Mansur’dan 1 milyon 200 bin liraya satın almıştır.

Bodrumdaki evi Kültür Bakanlığına devredildi. 08 Haziran 2000 tarihinde de Kültür Bakanlığınca Restore edilerek Müze haline getirilip ve ziyarete açılmıştır.

Sanatçının evi iki katlı olup, ön ve arka tarafta bahçe bulunmaktadır. Sanatçı sağlığında, evin yalnızca alt katını kullandığından; Kültür Bakanlığı yetkilileri gerçeğine sadık kalarak, alt katı sanatçının yaşadığı şekliyle dekore edip üst kata müze görünümü vermişlerdir

EN ÇOK ZİYARET EDİLEN ÖREN YERLERİ

1- SEDİR ADASI

S

Sedir Adası

Muğla Sedir Adası Örenyeri’nde düzgün kesme taştan çok sayıda kuleyle sur duvarları, Apollon tapınağı ve onun yerine sonradan yapılan kilise, hâla ayakta duran iyi korunmuş tiyatro, agora ve Sedir Adası’nın antik liman kalıntıları ziyaretçilerini bekliyor.

Kedriai antik kenti ya da bilinen adıyla Sedir Adası, Ula ilçesi sınırları içerisinde, Gökova Körfezi’nde yer alıyor.

2- KAYAKÖY

Kayaköy

Kayaköy

Kayaköy’ün geçmişi MÖ 3000’lere kadar gidiyor. Kentteki antik dönem kalıntılarından MÖ IV. yüzyıla tarihlenen lahit ve kaya mezarları günümüze ulaşmış durumda.

Kayaköy’de ayrıca her biri 50 m² büyüklüğünde, manzara ve ışık açısından birbirinin önünü kapatmayan, genellikle alt katları kiler olarak kullanılan, girişte çatıdaki yağmur sularının toplandığı zemin altı sarnıçlarına sahip ikişer katlı 350-400 konut var. Bu evlerin arasına serpiştirilmiş çok sayıda şapel, iki büyük kilise, bir okul binası ve bir gümrük binası da ziyaret edilebiliyor.

3- KAUNOS

Sare Çizmecioğlu

Sare Çizmecioğlu

Ortaca’ya bağlı Dalyan Mahallesi’nde bulunan Kaunos Antik Kenti, yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Dalyan’dan hareket eden tur tekneleri ile yaklaşık 10 dakika süren yolculuktan sonra antik kente giden yola ulaşan ziyaretçiler, ağaçlarla kaplı yolda yaklaşık 15 dakika kadar yürüdükten sonra ulaştıkları antik kentte 3 bin yıl öncesine yolculuğa çıkıyor.

Ziyaretçiler, antik kentte 2 bin 400 yıllık kaya mezarları, 5 bin kişilik tiyatro, bazilika, hamam, agora ve Demeter Kutsal Tapınağı ile bin 300 yıllık mozaiklerin bulunduğu alanları gezebiliyor.

4- KNIDOS

Knidos

Knidos

İngiliz arkeolog Charles Newton, 1858 yılında Knidos’ta kazı yaparken, günlüğüne şunları yazmıştı: “…Halikarnassos’un gurur duyacağı bir anıt mezarı: Mozole’si, Rodos’un bronzdan dökülmüş anıtsal bir heykeli: Helios’u varsa, küçük Knidos kentinin de aynı şekilde gurur duyabileceği bir Afrodit Heykeli vardır; o heykeldir ki, Bithynia (Ege bölgesinin kuzeyi) Kralı Nikomedes, karşılığında kentin bütün gelirini ortaya koymuştur; Knidos’un bütün borçların silmiştir, ama nafile…” Heykeltıraş Praksiteles’in Knidos için yaptığı çıplak Aphrodite heykeli günümüzde bulunamamış olsa da kaidesi görülebiliyor.

Rodos Birliği’ne bağlı olan Knidos, Datça Yarımadası’nın en uç kısmında, Ege ve Akdeniz’in birleştiği noktada, Tekir Burnu üzerinde konumlanmasıyla Batı Anadolu kıyı kentlerinin en önemlilerinden biri oldu. Knidos, şarap ihracatı sayesinde gelişmiş bir ticarete sahipti. Yuvarlak ve köşeli kulelerle kuvvetlendirilmiş surlarla çevrili kentin askeri ve ticari olmak üzere iki limanı vardı. Örenyerindeki önemli yapılar ve alanlar Dor Tapınağı, Apollon Tapınağı ve Sunağı, Yuvarlak Tapınak ve Sunağı, Meclis Binası, Korinth Tapınağı, mevsimi ve zamanı gösteren güneş saati, Tiyatro, Dionysos Tapınağı ve Stoası, Yamaç Evleri, Odeon, Demeter Kutsal Alanı, Nekropol ve Kap Krio Yarımadası’dır.

5 – TLOS

Tlos

Tlos

Fethiye – Korkuteli yolu üzerindeki Kemer bucağından, 13 km sonra Yaka Köyündeki, Kale Mahallesinde bulunan Tlos harabelerine gidilir.

Lykialıların M.Ö. 1200 yıllarında yapılan Troya savaşına katıldığını biliyoruz. Ele geçen belgeler Lykia şehirlerinin tarihlerinin M.Ö. V. yüzyıla kadar gittiğini göstermektedir.

Daha eski belgeler ele geçmediği için bu şehirlerin kuruluşlarını tam olarak bilememekteyiz.

Lykia’da hayat II. binlerde başlamaktadır. İşte Tlos’da tesadüfen bulunan bir baltanın da M.Ö. II. bin yıla ait olması bu tezimizi kuvvetlendiren bir delil olarak karşımıza çıkmaktadır.

Böylece Tlos’un II. bin yılda Talawa adıyla varolduğunu bilmekteyiz. İleride ele geçecek diğer belgeler de Lykia şehirlerinin tarihlerini daha eskilere götürmemize yarayacaktır. M.Ö. II. yüzyılda Tlos’un Lykia Birliği’ne girdiğini biliyoruz. Bizans döneminde de varlığını sürdüren Tlos XIX. yüzyıla kadar hayatiyetini sürdürebilmiş nadir ören yerlerinden birisidir.

6- BEÇİN KALESİ 

Beçin Kalesi

Beçin Kalesi

Milas-Ören Karayolunun 5 km’sinde yer alan Beçin, Menteşe Oğulları tarafından kurulmuş bir ortaçağ şehridir.

Beçin Örenyeri platonun kenarında yuvarlak ve sarp bir kayanın üzerinde yükselen kale ile bu kalenin güneyinde etrafı 1.5 m kalınlığında duvarlarla çevrili bir yerdir. Halen Ege Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümünce Prof. Dr. Hüseyin Rahmi ÜNAL başkanlığında arkeolojik kazı yapılmaktadır.

7- LETOON 

Letoon

Letoon

Kaş – Fethiye karayolunda, Kaş’a 50 km uzaklıkta, Kınık yakınından ayrılan 4 km lik bir yol bizi Bozoluk Köyü’ndeki Letoon harabelerine götürür.

Letoon, Tanrı Apollon ve Artemis’in annesi Leto adına kurulmuş bir şehirdir.

Tanrılar tanrısı Zeus, Titanlardan Kios ile Phoibe’nin, güzel saçlı kızı Leto’ya gönlünü kaptırır. Diğer sevdikleri gibi Leto’ya sahip olur ve Leto hamile kalır. Çapkın Zeus’un kıskanç karısı Tanrıça Hera Leto’yu adım adım takip ettirerek onun Zeus’tan olacak çocuklarını da doğurmasına mani olmaya çalışır. Nihayet Leto Anadolu’daki Lykia’ya kaçar ve Hera’dan kurtulur. Çocukları Artemis ve Apollon’u Delos Adası’nda doğurduğu söylenirse de bir efsanaye göre Apollon’u Patara’da doğurduğu kabul edilmektedir.

Apollon kültü Yunanistan’da yayılınca birçok yerler tanrıya beşik olma şerefini elde etmek için efsaneler üretmişlerdir. Delos da işte böyle bir efsane ile ilgilidir. Güneş Tanrısı Apollon’un ışık ülkesi olan Lykialı olmasından tabii ne olabilir. Üstelik onun bir ismi de Lykialıdır. Letoon Tiyatrosu (Roma Devri) Artemis Anadolu’nun ana tanrıçası Kybele’nin bir devamı olup onun bu çağlardaki ismidir.

Efes’te bereketi simgeleyen Artemis heykeli bunu açıkça ispatlamaktadır. Bu tanrıların annesi Letonun da Anadolulu olduğu ve Kybele ile bütünleştiği kabul edilir. Leto adına kurulan Letoon kenti Lykia’nın kutsal merkezidir.

1962 yılında Prof. Dr. H. Metzger tarafından başlanıp, daha sonra Christian Le Roy tarafından yürütülen kazılar ile şehir gün ışığına çıkarılmaya çalışılmış, buluntular şehrin tarihinin M.Ö. VIII. yüzyıla kadar gittiğini göstermiştir.

Letoon’un dikkati çeken en önemli kalıntıları muhakkakki burada bulunan üç tane tapınaktır. Bunlardan batı kısmında, en başta bulunan Leto’ya ait tapınak M.Ö. IV – V. yüzyılın sonuna doğru Kral Arbinas’ın girişimi ile inşa edilmiştir. Bugün yıkıları görülen tapınak ise sözünü ettiğimiz tapınak üzerine M.Ö. 150 yıllarında İon düzeninde, 6×11 sütunlu olarak yapılmıştır.

Bu tapınağın yanında, ortada yer alan tapınak ise M.Ö. IV. yüzyıla ait olup Artemis’e aittir. Doğuda Dor düzeninde yapılmış olan üçüncü tapınak Apollon’a aittir. Hellenistik dönemden kalan ve bugün oldukça harap durumdaki tapınağın sellasında bulunan bir mozaikte Artemis’in ok ve sadağı ile Apollon’un liri tasvir edilmiştir. Ayrıca tapınak yakınında Grekçe, Aramca ve Lykia dilinde olmak üzere üç dilde yazılmış bir metni içeren çok önemli bir yazıt bulunmuştur. Lykia ve Karia Satrabı Pixodaros’un bir kararnamesi olan ve M.Ö. 358’e tarihlenen bu yazıt, Lykia dilinin çözülmesi açısından çok önemli olup bugün Fethiye Müzesi’ndedir.

SPONSORLU İÇERİK
portson

Muğla’da en güzel yerlere daha rahat ulaşım için Port Rent A Car’ı arayın: 02524177678. Bodrum Havalimanı’nda araç kiralama, Dalaman Havalimanı’nda araç kiralama için Port Rent A Car en güvenilir adres. YazKış Muğla da tavsiye ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir